Yazılarımız

OYUNCAK SEÇİMİİİİ

televizyonun olası zararları                           

 4_5_yas_gelisim_ozellikleri

Tarihçe

 

Yirminci yüzyılın başlarında çocukların erişkinlerden farklı haklara sahip olduğu, dolayısıyla da bu hakların ayrıca tanınması gerektiği konusunda, değişik ülkelerde farklı hareketler ortaya çıkmaya başlamıştır. Leh eğitimci Janusz Korczak’ın 1919 yılında yayımlanan How to Love a Child (Bir Çocuğu Nasıl Sevmeli) adlı kitabında çocuk haklarından sözetmiştir. 1917 yılında, Ekim Devriminin ardından Proletkult örgütünün Moskova şubesi bir Çocuk Hakları Bildirgesi üretti.[1] Ancak çocuk haklarını savunma konusunda ilk etkili girişim 1923 yılında Eglantyne Jebb tarafından taslağı hazırlanan ve 1924 yılında Milletler Cemiyeti tarafından kabul edilen Cenevre Çocuk Hakları Bildirisidir. Bu bildirge Birleşmiş Milletler tarafından kuruluşunda kabul edilmiş, 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi olarak güncellenmiş[2] ve 20 Kasım 1989 tarihinde daha geniş olan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile değiştirilmiştir. Bu sözleşme, BM üyesi ülkelerin ikisi hariç tamamı yani 193 ülke tarafından kabul edilmiştir.[3][4]Amerika Birleşik Devletleri ve Somali hariç en fazla sayıda ülke tarafından onaylanan insan hakları belgesidir.[5] Birleşmiş Milletler’in 1940’larda kuruluşundan bu yana çocuk hakları hareketi dünya üzerinde her zaman ilgi görmüştür. 20 Kasım günü günümüzde Evrensel Çocuk Günü (Universal Children’s Day) veya Çocuk Hakları Günü olarak kabul edilmiştir. Bunun dışında çeşitli ülkelerde farklı günlerde çocuk günü kutlanmaktadır. Türkiye’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ilk olarak Nisan 1929’da kutlanmaya başlandı ve bu tarihte örgütlenen 4 bin çocuk ilk kez TBMM’den haklarını talep etti.[6] İlk olarak 1924’te çocukların korunmasına yönelik çalışma yürürlüğe girmiştir.

 

Çocuk Hakları ve Çocuk Haklarına Dair Sözleşme

 

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, tarihte en geniş kabul gören insan hakları belgesidir. 20 Kasım 1989 tarihinde onaylanan bu sözleşme sayesinde artık çocukların hakları yasalarca da tanınıyor. 20 Kasım günü tüm dünyada Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. Türkiye, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi 1990 yılında imzalamıştır.

 

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, nerede doğduklarına, kim olduklarına; cinsiyetlerine, dinlerine ya da sosyal kökenlerine bakılmaksızın bütün çocukların haklarını tanımlamaktadır.

 

Sözleşme bunları kapsamaktadır: yaşama hakkı; eksiksiz biçimde gelişme hakkı; zararlı etkilerden, istismar ve sömürüden korunma hakkı; aile, kültür ve sosyal yaşama eksiksiz katılma haklarıdır.

 

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, medeni, siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlardaki insan haklarını en geniş biçimde tanımlamaktadır. Bu sözleşmeye yön veren temel değerler şunlardır: ayrım gözetmeme; çocuğun yararının gözetilmesi; yaşama ve gelişme; katılımdır.

 

Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, on sekiz yaşın altında olanları çocuk olarak tanımlayarak başlamaktadır. Sözleşmede ele alınan başlıca konular şunlardır:

 

Ana–babanın rolü ve sorumluluğu; bunun ihmal edildiği durumlarda ise devletin rolü ve sorumluluğu;

 

Bir isme ve vatandaşlığa sahip olma ve bunu koruma hakkı;

 

Yaşama ve gelişme hakkı;

 

Sağlık hizmetlerine erişim hakkı;

 

Eğitime erişim hakkı;

 

İnsana yakışır bir yaşam standardına erişim hakkı;

 

Eğlence, dinlenme ve kültürel etkinlikler için zamana sahip olma hakkı;

 

İstismar ve ihmalden korunma hakkı;

 

Uyuşturucu bağımlılığından korunma hakkı;

 

Ekonomik sömürüden korunma hakkı;

 

İfade özgürlüğü hakkı;

 

Düşünce özgürlüğü hakkı;

 

Dernek kurma özgürlükleri hakkı;

 

Çocukların kendileriyle ilgili konularda görüşlerini dile getirme hakkı;

 

Özel gereksinimleri olan çocukların hakları:

 

Özürlü çocukların hakları.

 

 

 

GÜVENLİ ÇOCUK SİTELERİİİİ

Anaokulu Çocuklarının Duygularını Anlamalarına Yardım Etmenin Faydaları

                        ANAOKULUNA ALIŞMA SÜRECİNDE KÜÇÜK İPUÇLARI ..

 Artık bebeğim  büyüdü diyebilirsiniz. Gün içerisinde birkaç saat sizden ayrı kalmayı başarabilecek, sizden başkasına güven duyabilecek ve kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılayabilecek becerileri gösterebilme zamanı geldi.

 İlk anaokuluna başlama süreci yaklaşık 3 yaş civarıdır. Bu yaş öncesinde çocuğunuz duygusal olarak size bağlı bir dönemdedir. Sizden ayrılmak istemez,  ayrıldığı zaman kaygılanabilir , ağlar. Bu duygusal gelişimi için normal bir süreçtir. 3 yaş sonrasında   sosyal gelişiminin sağlanması ve bazı becerilerin kazanılması için anaokulu eğitiminin belli sürelerle başlaması sağlıklı bir gelişim için önemlidir.

 Anaokuluna başlama süreci bazı çocuklarda hızlıca tamamlanırken bazı çocuklar çok zorlanabiliyor. Kaygılar artabiliyor, uzun ağlama krizleri yaşanabiliyor. Duygusal gelişimin  zarar görmemesi için hem ailenin hem de okulun dikkatli olması önemlidir.

 Bu dönemin sağlıklı tamamlanması için ilk isteğimiz annenin de bu ayrılma sürecine   duygusal olarak hazır olmasıdır. Başarısız sonuçlanan uyum süreçlerinin çoğunda annenin henüz bu ayrılığa hazır olmamasını gözlemliyoruz.  Anne veya baba nasıl davranması gerektiğini bilirse çocuğun duygusal gereksinimleri daha fazla karşılanacak , duyduğu endişe ve korkular azalacaktır.

 İlk günle beraber yapmanız gerekenler…

Yazının Tamamını İndirmek İçin Tıklayınız

Comments are closed.